Anılarımız Gibi

Köydeki ahşap evimiz henüz sağlamken. Bacası tüter, yataklarındaki çarşaflar biraz rutubet biraz sabun kokarken, her yaz köye giderdik. O yazlardan birinde, evin büyüklerinden gizli, "çifte" denilen "çatı" katına çıkardım. Merdivenin dibinde kuzenler nöbet tutarken🙈 Büyükler kızardı, çünkü çifte nin tahtaları çürümüş, her an kırılma tehlikesi vardı. Dikkatle yürüyüp, örümcek ağlarının arasında dolanıp eski eşyaları incelerdim. Bi sandık vardı, en köşede dururdu. Nihayet onu açma cesaretini gösterdiğimde babama ait okul defterleri, kitapları ve düzinelerce fotoğraf bulmuştum. Korkudan sandığı gün yüzüne çıkartamadım, sadece fotoğrafları almıştım ya öğrendiğinde babam çok mutlu olmuştu😊 En çok üzüldüğümse, içerisine ceşit çeşit güzel yazı teknikleriyle; şiirler, sözler, notlar yazdığı kareli matematik defterini almamış olmam😞 Ev yıkıldı, binbir anıyı barındıran çifte dağıldı... Bana kalansa bu anılar ve burnumda hala dün gibi hatırladığım tozlu rutubet kokusu oldu... O yüzdendir belki de yazıya düşkünlüğüm, kitaplara olan sevgim... Hangisini okusam, geride bir iz bırakıyorlar ya hani; Anılarımız gibi...



Tarih: